Özet:
Destanlar, ait oldukları toplumların dillerini, tarih ve kültürlerini yansıtan anonim halk edebiyatı numuneleridir. Esas itibarıyla söyleme dayalı olan anlatmalık bu türün oluşumundan gelişimine ve aktarımından değişimine bütün aşamalarında destancının ve dolaylı olarak bağlı bulunduğu destancılık geleneğinin önemli rol üstlendiği anlaşılmaktadır. Nitekim destancıların dil, kültür ve sanat anlayışının yanı sıra teknik olarak repertuarlarının, icra tarzıları ve kullandıkları çalgı aletlerinin de çoğunlukla yetişme ortamıyla paralel olduğu görülür. Dolayısıyla destancı, içinde yaşayıp yetiştiği sosyal ortamın tesirindedir. Bu tesirin bir destancılık geleneği dairesinde icrada bulunan destancıların söylemlerine yansıması olağan görülür. Bununla birlikte esasında bireyin öznel deneyimine dayanan duygulanımlarım dil bilgisel karşılıklarının destancılık geleneklerinden etkilenmeme olasılıkları merak konusu olmuştur. Bu çalışmada; Özbek destancı Ergash Jumanbulbul O‘g‘li’ne ait otobiyografik nitelikli Tarjimai Hol destanından hareketle destan ve ait olduğu destancılık geleneğinin uyumu, destandaki duygulanımların bildirimi göz önünde bulundurularak ele alınmış, duygulanımların bildirimi bakımından destancılık geleneklerinin destancıların diline tesiri üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda Tarjimai Hol destanındaki duygulanımlar tespit edilmiş, tespit edilen duygulanım bildiren ifadeler destancıya ait Dalli, Kuntug‘mish, Oysuluv, Qunduz bilan Yulduz, Ravshan, Xoldorxon, Xushkeldi, Yakka Ahmad ve Alibek bilan Bolibek destanları ile Qo‘rg‘on destancılık geleneği dairesinde icra faaliyetinde bulunduğu bilinen Muhammadqul Jonmurod O‘g‘li Po‘lkan (Polkan Shoir) ve Rahmatulla Yusuf O‘g‘li’nden derlenen destanlarla karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak Tarjimai Hol destanının, duygulanımların bildirimi bakımından büyük oranda Qo‘rg‘on destancılık geleneği dairesinde faaliyette bulunan diğer destancıların destanlarıyla benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir.