Özet:
Yeraltı tarihî yapılarının yeniden işlevlendirilmesi, mimari ve kültürel mirasın korunmasında etkili bir
strateji olmakla birlikte, bu yapıların alternatif kullanımlara açılması çeşitli tartışmalara yol
açmaktadır. Özellikle son yıllarda, yeraltı tarihî mekânlarının korku temalı eğlence alanları olarak
dönüştürülmesi, hem turizm sektöründe önemli bir ilgi uyandırmış hem de bu süreçlerin tarihî, kültürel
ve etik boyutlarının ele alınmasını gerektirmiştir. Bu çalışma, Edinburgh Vaults Underground ve
Shanghai Tunnel örnekleri üzerinden, yeraltı tarihî yapılarının korku temalı turistik alanlara
dönüştürülme süreçlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, bu dönüşümün tarihî mekânların
sürdürülebilirliği üzerindeki etkileri ile kültürel mirasın korunması ve turistik çekicilik bağlamındaki
katkıları değerlendirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemleri benimsenmiş, Edinburgh Vaults
Underground ve Shanghai Tunnel, hem yeraltı tarihî geçmişleri hem de çağdaş kullanımları açısından
dikkat çekici iki örnek olarak seçilmiştir. Bu yapıların dönüşüm süreçleri, literatür taraması, ikincil
veri analizi ve kullanıcı deneyimlerini anlamaya yönelik TripAdvisor yorumları ile TripAdvisor
üzerinde yer alan turların içerikleri üzerinden analiz edilmiştir. Araştırma, korku temalı eğlence
alanlarının, yeraltı tarihî yapıların ekonomik sürdürülebilirliği açısından önemli fırsatlar sunduğunu,
ancak özgün kimliklerinin korunması ve tarihî değerlerinin sürdürülebilirliği noktasında çeşitli
zorluklar taşıdığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, yeraltı tarihî mekânlarının yeniden
işlevlendirilmesi bağlamında korku temasının etkilerini tartışılmasını amaçlamaktadır. Çalışmada elde
edilen bulgular, yeraltı tarihî yapılarının yeniden işlevlendirilmesi süreçlerinde ekonomik, tarihî ve
etik dengelerin hassasiyetle gözetilmesi gerektiğini göstermektedir.